Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmene yeniden İl Dışı Atama Hakkı verilmelidir.

İl dışı atamaların, 2010 yılı için ikinci bir defa yapılıp yapılmayacağı merak edilmektedir. Bu konuda öğretmen camiasının çok büyük bir beklentisi vardır.

Haziran ayında sonuçlanan il dışı atamalarda mağduriyet yaşayan öğretmenler, hakları olan bir talebi dile getirmekte ve MEB’den acilen bir çözüm beklemektedirler. Çünkü mağduriyetin ortaya çıkmasının en büyük sebebi, MEB’in 6 Mayıs tarihinde yayımladığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’dir. Yönetmelik’te öğretmenlerin il dışı ve il içi atanma taleplerine yönelik önceki hakları korunmamış ve MEB, personeline karşı büyük bir yükümlülük altına girmiştir.

Yönetmelik’te bulunan “il dışı ve il içi atamalar birlikte yapılır” hükmü, yoruma açık olduğundan, MEB’in Temmuz ayında il dışı atama yapacağını duyurması, bu yönüyle mevzuatla çelişmeyen bir uygulama olacaktır ve birçok öğretmenin yüzünü güldürecektir.
Temmuz’da il dışı atamayı gerekli kılan sebeplerin neler olduğunu daha önce de personelmeb.net üzerinden defalarca dile getirmiştik. Yine de o sebepleri özetle hatırlatalım:
1- Zorunlu hizmet affından ötürü, zorunlu hizmetini yapmadığı halde zorunlu hizmetten kurtarılan on binlerce öğretmen, birçok yerde çakılı duruma geçerek özellikle Batı’da norm açıklarını etkilemişlerdir. Doğudaki birçok öğretmen önceki yıllarda atanabildiği Batı’daki yerleşim birimlerine, 2010’da atanamamıştır.
2- İl dışı atamalara kontenjan sınırlaması uygulanmıştır. Bu uygulamanın sonucu olarak; il dışından yüksek hizmet puanı bulunan bir öğretmenin yerleşemediği bir kuruma, düşük hizmet puanı bulunan bir öğretmen il içi atama yoluyla yerleşebilmiştir.
- İlde çalışılması gereken 3 yıl süre sınırlaması büyük ölçüde devam ettirilerek, diğer hususlarda olduğu gibi, haksızlığa yol açılmıştır. Zorunlu hizmetini tamamlamış yahut tamamlamaya çalışan binlerce öğretmenin atama talepleri reddedilmiştir.

Temmuz’da il dışı atama hakkı isteyen öğretmenlerin MEB’den ve sendikalardan samimiyet beklentisi vardır. Ancak bu beklenti şu ana kadar karşılanmamıştır. Samimiyet sınavındaki görüntüyü şöyle değerlendirirsek:
- MEB, aylarca konuşulan ve yayımlandıktan sonra büyük tepkiler doğuran Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin doğurduğu hak kayıplarını telafi etme adına somut adımlar atmamıştır, atmak istememiştir. Başta “zorunlu hizmet affı” olmak üzere, pek çok konuda MEB’e ulaşan kitlesel tepkilere kulak tıkanmıştır. Alınan kararların ve yapılan eylemlerin gerekçeleri, öğretmenlere açıklanamamıştır.
- Sendikalar, konuyu üye kaybetmemek ve yeni üyeler kazanmak çabası boyutundan ileriye taşımamıştır. Türk Eğitim Sen ve Eğitim Bir Sen, büyük sendika olmalarından dolayı kendilerinden beklenen azmi, göstermelik hareketlerle geçiştirmişlerdir. Bu iki sendika, başka hususlarla da ilgileniyormuş görüntüsü verse de, şu sıralar sadece “idarecilerin rotasyonu” konusuna odaklanmışlardır. Türk Eğitim Sen “koltuk koruma”, Eğitim Bir Sen’de “koltuk kapma” gayretinde olduklarından, öğretmenlerin yaşadıkları sıkıntıları duyamayacak haldedirler. Bu sendikaların üst düzey yetkilileri “konuyla ilgileniyoruz, sıkıntılarınızı anlıyoruz, bu konuyu çözmek için MEB nezdinde girişimlerimiz var, zaten bütün suç PGM’de” gibi empatik boyalı kurumsal laflarla, öğretmenlerden gelen tepkileri yatıştırmak amacındadırlar. Temmuz’da il dışı atamaların olmasını sağlayabilecek samimi ve etkin bir çabaları maalesef yoktur.
Eğitim Sen ve Eğitim-İş’in konuyla ilgilenip ilgilenmedikleri ise belirsizliğini sürdürmektedir.
Aslında büyük sendikalar amaçlarını yani öğretmenlerin haklarını korumaları gereğini unuttuklarını, atama yönetmeliğinin taslak toplantılarında fazlasıyla göstermişlerdir. Yönetmeliğin biçimlenmesine, salt menfaat ve sendikal prestij penceresinden bakan bu sendikalar, hak, eşitlik ve adalet kavramlarının içini boşaltıp ne olduğu belirsiz bir sendikal duruş sergilemişlerdir. Yönetmelik biçimlendirilirken, zorunlu hizmet affı dışındaki beklentilerinin MEB tarafından karşılanmayacağını, tek başına “zorunlu hizmet affının” bir felaket olduğunu ve ortaya çıkacak manzaranın ne olacağını pekâlâ biliyorlardı. Büyük sendikalar “Temmuz’da il dışı atamanın yinelenmesi” için samimi gayretten yoksundurlar; zorunlu hizmet affının çıkması için gösterdikleri üstün gayretin çok azını bile, bu hususta göstermemişlerdir.
Temmuz’da il dışı atamalar yinelensin, eğer Bakanlık ve Personel Genel Müdürlüğü bu duruma hazırlıksız ise, en geç kadrolu öğretmenlik için ilk atamalar yapılmadan bu sorun öğretmenlerin lehine çözülmelidir.

Güven DOĞAN

Leave a Reply